Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü
Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine — John Stuart Mill
Modern liberal düşüncenin temellerinin atılmasında önemli bir isim olan Mill’in bu eseri aslında “Özgürlük Üzerine” (On Liberty) adlı eserinden alınmış bir bölümdür. İfade özgürlüğünü içselleştirmek ve anlamak adına hem kısa hem de anlaşılabilir olmasından dolayı da önemli bir eserdir. Eser 50 sayfadan oluşsa da biz okurlara yeni perspektifler kazandırmaktadır.
Bu yazı da bir özet niteliğinde olacaktır.
Mill’e göre her düşünce açıklanabilir ve bunun önüne geçilmek için cebir kullanılmamalıdır. Bir düşünceye katılmıyorsak ve onu bir canavar olarak dahi görüyorsak bu düşünceyi kendimizce yenebilmek adına cebir yolunu değil tıpkı karşı geldiğimiz düşünce açıklaması gibi biz de düşünce açıklaması yoluyla mücadele etmeliyiz. Kanımca burada sivil toplum kuruluşlarının rolü önemlidir. Sivil toplumun önemine bir başka yazımda değineceğim.
Mill diyor ki: “Bir kişi hariç bütün insanlık aynı görüşte olsa, tek bir kişi karşı görüşte olsa, insanlığın o kişiyi susturma hakkı, o kişinin gücü yetse insanlığı susturma hakkından fazla değildir.”
Peki, Mill neden böyle diyor?
Öncelikle Mill’in ifade özgürlüğüne verdiği öneme değinelim. Ardından ilkelerini ve bu ilkeleri nasıl temellendirdiğini inceleyeceğiz.
Mill’e göre bir toplumda ifade özgürlüğü hayati bir önem taşır. Bireyin gelişimi ve toplumun ilerlemesi için ifade özgürlüğü çok önemlidir. İfade özgürlüğünün olmadığı toplumlarda bilime yönelik dahi sınırlar çizilmiştir. (bknz. Stalin dönemi)
Hür bir toplumda ifade edilen düşünceler yanlış dahi olsa doğrunun kendini kanıtlaması için de büyük bir hürriyet alanı mevcut olacaktır. Yanlış düşünce ifade edilmezse kontrol altındaki toplum otorite merkezinden gelen “yanlış düşüncelerin engellenmesi” tarzında bir yönetmeliğe itaat ederek bu otoritenin kabullerini kendi kabulü haline getirecek ve doğrunun kendini kanıtlamasına bu ortamda izin verilmeyecektir.
İfade özgürlüğünden kısaca bahsettiğimize göre Mill’in bu konudaki ilkelerini inceleyebiliriz. Bu tasniflendirmeyi ana başlıklar üzerinden inceleyelim.
İlk olarak “Gerçeğin Ortaya Çıkması” adına ifade özgürlüğü önemlidir. Tüm düşüncelerin açıklanması ve tartışılabilmesi gerekir. Yanlış bir fikir dahi ortaya atılsa bu, doğru fikrin, düşüncenin ortaya çıkmasına katkı sağlar. Yanlış fikir genel kanının aksine doğru da olabilir. Diğer yandan düşünce doğruysa diğer bireylerin de katkılarıyla bu düşünce daha da sağlam temellere oturur/oturabilir. Yararlı sonuçlarından biri de “yanlışın ne olduğunun” da öğrenilmesidir. Çünkü doğruya, gerçeğe ulaşmak için yanlışın da iyi tanınması ve tanımlanması gerekir.
İkinci olarak ifade özgürlüğü “Bireysel Gelişim” için büyük bir önem taşır. Birey düşünce açıklamasında bulunamadığında kendini sorgulayamaz ve geliştiremez. Düşüncelerinin dışa vurulmasına izin verilmeyen birey ön kabuller çerçevesinde doğrularını oluşturur. Böyle bir süreçte de entelektüel bir gelişim söz konusu olamaz. Otoritelerin doğruları, otoritelerin yargıları, otoritelerin çizdiği sınırla oluşan bir bilim meydana gelir.
Diğer yandan ifade özgürlüğü liberalizmin de ana ilkelerinden olan “Çoğulculuk ve Hoşgörü” ilkelerine dayanır. Farklı görüşlerin baskılandığı bir ortamda çoğulculuktan ve hoşgörüden bahsedilemez. Kapsayıcı bir toplum kültürlerin yaşatılabilmesinden, ifade özgürlüğünden geçer. Bu ilkelerden bahsedilmeden çoğulculuktan ve hoşgörüden bahsedilemez.
İfade özgürlüğü bir ülkenin, bir toplumun ileri gitmesi için de oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Yenilikçi fikirler ifade özgürlüğü olmadan ortaya çıkmaz. Bazen radikal olarak değerlendirilebilecek bir düşünce toplumu ileri taşıyabilir. Fakat bu düşüncenin engellenmesi bu ileriye gidişi de engeller. Otoritenin sansürleri bu gelişimi engeller.
Son olarak ise “Yanılma Hakkı”ndan bahsedebiliriz. Tüm bireylerin yanılma hakkı mevcuttur. Çünkü hiçbir bireyden kusursuz olması beklenemez. Herkes herhangi bir konuda yanılgıya düşebilir. Yanılma hakkı da bu hata yapma ve kusurlu olabilme yeteneğinden gelir.
Eser Üzerine
Mill bu eseriyle –asıl olarak Özgürlük Üzerine- eseriyle liberal felsefeye düşünce ve tartışma özgürlüğü hakkında bir derinlik kazandırmıştır. Batıda muğlak olarak görülen konulara açıklık getirmiştir. Aynı zamanda ifade özgürlüğünün sınırsız olduğunu iddia etmemiş ancak bu sınırın çok ama çok dikkatli bir şekilde çizilmesi gerektiğini söylemiştir ki nefret söylemini de ifade özgürlüğü kapsamında ele almıştır.
Mill Üzerine
Modern demokrasiye de önemli katkılarda bulunan Mill, günümüzde ifade özgürlüğü alanında nasıl pozisyon almamız gerektiğine dair de bize birçok ipucu sunmuştur. Sosyal medyada ifade edilen düşüncelerin baskılanmaması Mill’in görüşleri dikkate alındığında çok önemlidir.
Sonuç
Mill’in görüşleri insanlığın, ülkenin, toplumun ve dünyadaki en küçük azınlık olan bireyin (Ayn Rand) gelişimi için çok önemlidir. Mill’in görüşlerinin modern demokrasiye çok büyük katkılarının olmasına karşın hem Türkiye’de hem dünyanın dört bir yanında ciddi ifade özgürlüğü ihlallerini gözlemliyoruz. Refahı yükseltmek, gelişimi sağlamak ve en önemlisi mutlu olmak istiyorsak “Düşünme ve Tartışma Özgürlüğü”nün sağlandığı bir ortam yaratmak, en azından bu ortamın yaratılmasına katkıda bulunmalıyız.